0

Sıradan Bir Günüm Bu


belirsiz bir zaman
 
 
uyanıyorum... birini gördüm rüyamda... o kadar şaşkınım ki, rüyamda buna şaşırıp uyanıyorum... nasıl olur... onunla ettiğim kavga, daha doğrusu tek taraflı laf sokuşlarım... ardından lil'in gidişi... neden olduğunu da hatırlamıyorum...  lil'in gidişinin değil, kavganın... 3 ay falan önceydi, tam hatırlamıyorum, zaman kavramım yok... hiç sevmedim zaten bu kavramı... saate bakmak istiyorum... telefonu kapatıp bir köşeye fırlatmışım, bulamıyorum... evde ne saat var ne de televizyon... bilgisayarımı arkadaşta bırakmışım... merak ediyorum zamanı... acaba komşunun kapısını tıklatıp saat kaç diye sorsam bana deli der mi...
 
 
08:32
 
 
en son yazdığım şeyi yaptım... komşunun kapısını tıklattım ve saatiniz var mı, eğer varsa saatin kaç olduğunu öğrenebilir miyim gibi bir cümle kurdum... deliymişim gibi baktı bana... tipimden dolayı olabilir... çünkü az uyuduğumun farkındayım, gözlerimin şiş olduğunun veya uykusuz olduğumun... ama bunlar hakkında bir şey söylemedi... açıklamaya çalıştım durumu ama battıkça battım... insanlarla ilişkim zayıf... yanlış anlaşılmaktan korkuyorum... panik atakımsı bir durum oluştu... ama saati de öğrenmiş bulundum... öğrendim ama bir şey değişmedi... saat 08:32 dedi sorduğumda... inanmalı mıyım... neden olmasın... inansam da inanmasam da şu an kaç olduğunu bilmiyorum zaten... aradan ne kadar zaman geçti, saat şimdi kaç... nedir bu zaman merakım benim, daha önce hiç böyle olmamıştım... hep lil'in suçu bunlar... zaten lil'i anlatmak için başlamıştım yazıya... ama bazı takıntılarım yüzünden nereye geldim bakın...
 
 
belirsiz bir zaman
 
 
blaise cendrarsın şiiri geliyor aklıma;
 
bütün millet hala orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
 
 
bu şiiri neden bu kadar seviyorum... basitliğinden olabilir mi... basitlik iyidir çünkü... herkes sıra dışı olmak için çaba gösteriyor... artık sıra dışılık o kadar sıradan hale geldi ki, sıradan insanlar sıra dışı biri olarak tarif edilir oldular... aman tanrım ne güzel bir cümle yazdım... ünlü biri söylese kesin çok beğenilirdi... saçmaladığımın farkındayım evet... yatma vakti geldi sanırım... tamam yatıyorum...
 
 
 
 
 
 
*yazı tarzı Engin Günaydın'ın Kahvaltı Vakti yazısının aynısıdır


0 comments:

Yorum Gönder

 
Copyright © tanatofobi

The "Urban Elements" theme by: Press75.com

Blogger templates Converted into Blogger by Intro Blogger